
Beynimizde yer alan hücrelerden kaynaklanan ani, anormal elektriksel aktiviteler ve buna bağlı gelişen bilinç kaybı, kasılma gibi durumları nöbet olarak isimlendiriyoruz. Tekrarlayan nöbetlerin varlığı ise “Epilepsi” hastalığı olarak değerlendirilmektedir. Ülkemizde tanısı konmuş yaklaşık 800 bin epilepsi hastası bulunmakta ve bunların çoğunluğunu çocuklar oluşturmaktadır.
İnsan beyni mucizevi bir organdır, bütün vücut fonksiyonlarımızı yöneten, bizi biz yapan duygularımız, zekamız ve yeteneklerimizin yegane idarecisidir. Beyin sağlığımız; uyku süre ve kalitesi, beslenmemiz, sportif faaliyetlerimiz, sosyalleşmemiz gibi birçok durumdan etkilenmektedir. Özellikle çocukluk çağında beyinin hızlı gelişim göstermesi nedeniyle, olumsuz koşullar beyinde daha belirgin etkilenmeye sebebiyet vermektedir.
Epilepsi hastalığı tanısında tekrarlayan nöbetler esastır ancak elektroensefalografi (EEG), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), genetik ve metabolik tarama tetkikleri gibi yardımcı tanı araçlarına da gerektiğinde başvurulmaktadır. Epilepsi tedavisinde, antiepileptik ilaçlar öncelikli seçenektir ancak tedaviye direnç söz konusu olan olgularda, vagal sinir uyarımları, ketojenik diet ve epilepsi cerrahisi gündeme gelebilmektedir. Uygulanan medikal tedaviye ek olarak, sağlıklı yaşam içinde gerekli olan, düzenli uyku, kaliteli beslenme, ekran süresi kısalığı, alkol ve kafeinden uzak durulması tedavi başarısına olumlu katkı sağlamaktadır.
Günümüz yaşam koşullarında, uyku sürelerinin kısalması, telefon, bilgisayar gibi ekran sürelerinin uzaması, beslenmenin kalitesizleşmesi, kafein ve alkol tüketiminin artmış olması, insanoğlunun nöbet ile tanışma olasılığını maalesef artırmaktadır. Unutmayalım sağlıklı beyin, çocukluktan yaşlılığa bize her zaman lazım!



