
Son yıllarda, Otizm tanısı alan çocuklarımızın sıklığı giderek artmaktadır. Yaşam koşulları nedeniyle gebelik ve baba olma yaşlarının daha geç dönemlere kalması, çocuklarımızın erken çocukluk dönemi akran ortamı yetersizliği, ekran ile erken tanışma ve uzun vakitler geçirilmesi, beslenme alışkanlıklarımızın değişmesi ve genetik faktörler bazı olası sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çocuklarımızda Otizm tanılanması sonrası ihtiyaca göre yoğun bir özel eğitim planlaması yapılmakta ve uzun soluklu bir terapi sürecine girilmektedir. Terapiye ek olarak, Otizm ile birlikteliği sık olan epilepsi, dikkat eksikliği, dürtüsellik, kaygı bozukluğu v.b. rahatsızlıkların medikal tedavisi de hastalarımızın ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmektedir.
Her kronik hastalıkta olduğu gibi alternatif tıp uygulamalarına da ailelerimiz meyil gösterebilmekte, haklı olarak mevcut soruna çare aramaktadırlar. Ancak bilimsel verilerin yetersiz, çocuklarımızın faydadan çok zarar görebileceği bu tip tedavi önerilerine hekimlerinize danışmadan başlamak doğru olmayacaktır. Hastalıkların tedavisinde öncelikle çocuklarımızın zarar görmemesi ve faydalanım sağlanması ana amaç olmalıdır.



